Derneğimiz

Derneğimiz

İzmir Multipl Skleroz Derneği, -İMSD- 1988 yılında Multipl Skleroz'lu hasta ve yakınları, gönüllüler, konuya ilgi duyan doktor, psikolog, hemşire, sosyal hizmet uzmanları, hukukçular ve diğer ilgili kişilerce kurulmuştur

Yazının devamı
Anasayfa Geri Dön

Oral Tedaviler

MS’in kesin tedavisi henüz elimizdeki imkanlar dahilinde mümkün olmasa da, mevcut tedavi seçenekleri ile hastalığın ilerleyişini yavaşlatmak, atak sıklığını ve şiddetini azaltmak, kalıcı özürlülüğü geciktirmek ve hatta durdurmak mümkün olabilmektedir. Bu şekilde gerek hastaların, gerekse hasta yakınlarının yaşam kalitesini arttırmak hedeflenmektedir. 90’lı yılların başından beri tedavide ilk seçenek olarak kullandığımız enjeksiyon tedavileri oldukça güvenli ilaçlar olmalarına karşın, hastaların ancak üçte birinde etkin olmakta, tedaviye uyum zorluğu ve bazı yan etkiler nedeniyle bazı hastalar tarafından kullanılamamaktadırlar.

Son yıllarda MS tedavisinde önemli aşamalar kaydedilmiştir. On yıllar süren yoğun araştırmaların sonucunda ağızdan kullanılan ilaçlar geliştirilmiştir. Bunların bir kısmı henüz araştırma aşamasında olup, özelleşmiş merkezlerde klinik çalışmaları devam etmektedir. Klinik araştırmaları tamamlanmış ve MS tedavisinde kullanımı onaylanmış olan bir kısım ilaç ise ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından geri ödeme sistemine kabul edilmiş ve kullanıma girmiştir. Burada, klinik kullanıma girmiş olan oral ilaçlar hakkında kısa bilgiler verilecektir.

Unutulmaması gereken en önemli konu, bu ilaçların oral kullanım gibi çok önemli bir avantajı olmasına karşın, her bireyde farklı riskler taşıyabileceği, etkinlik farkı gösterebileceği, değişik yan etkiler oluşturabileceği ve bu nedenlerle her hastada kullanıma uygun olmayabileceğidir. Ayrıca, bu ilaçların birbirlerine karşı üstünlüklerini inceleyen geniş hasta sayıları ile yapılmış klinik çalışmalar da yoktur. İlaç etkilerinin incelendiği çalışmalardaki hastaların özellikleri de çalışmadan çalışmaya farklılık gösterebilmektedir. Dolayısıyla, bir ilacın diğerine üstün olup olmadığı da bilinemez. Hangi hastaya hangi tedavinin uygun olacağına, hastayı takip eden MS konusunda uzmanlaşmış Nörolog tarafından karar verilmelidir.

Fingolimod (Gilenya®)            

Gilenya®, sfingozin-1 fosfat reseptörü düzenleyicisidir. Lökositlerin (özelleşmiş bir grup beyaz kan hücresi) lenf bezlerinden çıkıp kana karışmasını engelleyerek, kandaki lenfosit sayısını düşürür. Böylece, aktif haldeki bu hücrelerin beyine geçip oradaki sinir hücreleri ile myelin kılıflarına zarar vermesi azalır. Klinik araştırmalarda RRMS hastalarında atakları azaltmadaki etkinliği %54 civarında bildirilmiştir.

Kullanım sırasında ortaya çıkabilecek bazı önemli yan etkileri vardır. Bunlar arasında en önemlisi ilk kullanım sırasında ya da ilaca 15 günden daha uzun süre ara verilip yeniden başlandığında ortaya çıkan kalp hızındaki azalmadır. Hastaların büyük çoğunluğunda müdahale gerektirecek ciddi boyuta varmasa da, ilk dozun mutlaka hastanede, doktor gözetiminde alınması ve en az 6 saat kalp hızının izlenmesi önerilmektedir. Bir diğer yan etkisi gözün arka tabakasında maküla adı verilen renkli görmeyi sağlayan alanda neden olduğu ödemdir. Bu yan etki genellikle ilk 2–3 ay içerisinde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle ilaca başladıktan sonra 3. ayda göz muayenesinin yapılıp makülanın değerlendirilmesi gereklidir. Dünya’da Gilenya kullanan birkaç hastada ciddi bir hastalık olan PML (progresif multifokal ensefalopati) geliştiği de bildirilmiştir. Daha sık karşılaşılan yan etkiler arasında karaciğer fonksiyon testlerinde yükselme, kan basıncında artış, başağrısı, eklem ağrıları, yorgunluk, ishal ve viral enfeksiyonlara yatkınlık sayılabilir. Fingolimad (Gilenya) kullanan hastalarda hemogram düzenli takip edilmeli, lenfosit sayısında düşme olup olmadığı hekimi tarafından kontrol edilmelidir. Gebelerde ve gebe kalmayı düşünen hastalarda kullanılması sakıncalıdır.

Gilenya® RRMS tedavisinde 2010 yılında ABD’de, 2011 yılında da Avrupa Birliği ve Türkiye’de ruhsatlandırılmıştır. İlacın ticari şekli 0.5mg fingolimod içeren kapsül formundadır. Günde bir kez alınır. SGK geri ödemesi kapsamındadır.

Teriflunamid (Aubagio®)

RRMS tedavisinde onay almış bağışıklık sistemini baskılayan bir başka ilaç da teriflunamiddir. Hücrelerde primidin sentezini engelleyerek lenfositlerin çoğalmasını azaltır. RRMS hastalarındaki klinik etkinliği enjeksiyon tedavilerine benzer oranlarda (%30) bildirilmiştir.

Aubagio®  yıllardır romatoid artrit tedavisinde kullanılan leflunomid maddesinin aktif bir metabolitidir. Yıllardır biriken kullanım verileri nedeniyle yan etkiler açısından nispeten güvenli bir ilaç olarak kabul edilmektedir. Bunlar arasında karaciğer enzimlerinde yükselme, bulantı hissi, başağrısı, yüzde kızarıklık, enfeksiyonlara yatkınlık, saç dökülmesi bildirilmiştir. Gebelerde doğumsal anomalilere neden olduğundan gebelerde kullanımı sakıncalıdır. Erkeklerde de sperm bozukluğuna yol açıp doğumsal anomalilere neden olabilir. Dolayısıyla, hem kadın hem de erkek hastaların bu ilacı kullanırken bebek sahibi olması sakıncalıdır. Teriflunamid kullanımı kesildikten sonra 2 yıl kadar vücutta kalabilir, bu nedenle takip eden uzman tarafından başka ilaçlar verilerek vücuttan atılmasını hızlandırmak gerekebilir.

İlacın ticari şekli 14mg teriflunamid içeren tablet formundadır. Günde bir kez alınır. RRMS tedavisinde 2012 yılında ABD’de onay almıştır. Üçüncü basamak sağlık kuruşundan alınan heyet raporu ile Türk Eczacılar Birliği kanalıyla yurtdışından getirtilmektedir.

Dimetil Fumarat (Tecfidera®)

RRMS tedavisinde bir diğer onay almış olan ilaç da dimetil fumarat dir (BG–12). Dimetil fumarat 60 yılı aşkın süredir psöriasis (sedef hastalığı) tedavisinde kullanılmaktadır. Bağışıklık sistemini baskılayarak etkisini gösterir. RRMS hastalarında atakları azaltmadaki etkinliğinin %50 civarında olduğu bildirilmiştir. Dimetil Fumarat (Tecfidera) kullanan hastalarda da PML bildirilmektedir. Bu nedenle Fingolimod (Gilenya)da olduğu gibi düzenli hemogram takipleri gerekmektedir.

Uzun yıllardır başka hastalıklarda kullanılan bir ilaç olması sebebiyle uzun dönemde güvenli bir ilaç olduğu söylenebilir. Neden olabileceği yan etkiler arasında karaciğer enzimlerinde yükselme, bulantı hissi, ciltte ve yüzde kızarıklık, kanda beyaz küre sayısında düşüklük, barsak hareketlerinde artış ve karın ağrısı sayılabilir. Çok nadir olmakla birlikte, Tecfidera®  kullanımına bağlı ciddi nörolojik hasarla seyredebilen PML vakaları da bildirilmiştir. İlacın etkinliği ve yan etkilerin takibi açısından hastayı izleyen hekim tarafından gerekli sıklıklarda kontroller yapılmalıdır.

Ticari şekli 120 mg veya 240 mg dimetil fumarat içeren kapsül formundadır. Günde iki defa alınır. Üçüncü basamak sağlık kuruşundan alınan heyet raporu ile Türk Eczacılar Birliği kanalıyla yurtdışından getirtilmektedir.

Dalfampridin (Ampyra® , Fampyra®)

MS hastalığının doğal seyri üzerine olumlu etkileri olmasa da, yürüme güçlüğü olan hastaların yürüyüşünde kayda değer fayda sağladığı gösterilmiş bir ilaçtır. Bir diğer değişle, atak hızı, atak şiddeti ve hastalığın ilerleyişi üzerine kanıtlanmış bir faydası yoktur. Ancak, MS’in ilerleyici formları da dahil tüm MS tiplerinde hastaların %20’sinde yürüme kabiliyetini geliştirdiği gösterilmiştir. Hastalarda sağlanan klinik etkinlik ilk 1–2 ay içerisinde ortaya çıkmaktadır.

Sıklıkla karşılaşılabilen yan etkiler arasında bulantı hissi, yorgunluk, halsizlik sayılabilir. Epileptik nöbet öyküsü olan hastalarda ve gebelerde kullanılmamalıdır.

İlacın ticari şekli 10 mg dalfampiridin içeren tablet formundadır. Günde iki defa alınır. Yürüme zorluğu olan (EDSS 5.0-7.0 arasındaki) hastalara üçüncü basamak sağlık kuruşundan alınan heyet raporu ile Türk Eczacılar Birliği kanalıyla yurtdışından getirtilmektedir. 

Dr. B. İrem TİFTİKÇİOĞLU
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği

Anasayfa Geri Dön
MS Etkinlikleri

Dernek Etkinliklerimiz

Yaklaşan herhangi bir etkinlik bulunamadı

Önceki Etkinlikler