Derneğimiz

Derneğimiz

İzmir Multipl Skleroz Derneği, -İMSD- 1988 yılında Multipl Skleroz'lu hasta ve yakınları, gönüllüler, konuya ilgi duyan doktor, psikolog, hemşire, sosyal hizmet uzmanları, hukukçular ve diğer ilgili kişilerce kurulmuştur

Yazının devamı
Anasayfa Geri Dön

MS ve Cinsellik

MS ve Cinsellik

“Multipl skleroz (MS), genellikle genç erişkin yaşlarda başlayan ve kadınlarda daha çok görülen, yineleyici nörolojik fonksiyon bozukluklarıyla seyreden, otoimmün karakterde inflamatuvar demyelinizan ve/veya nörodejeneratif bir hastalıktır” (Gilroy, 2000; alıntılanan yer Terzi, Kocamanoğlu, Güz,  Onar ve Şahin, 2009).  

MS de organik rahatsızlıkların yanı sıra, sosyal ve psikiyatrik sorunlar gözlenmektedir. Ekonomik sorunlar,  sosyal ilişkilerin kaybı, fiziksel sağlık sorunlarının getirdiği kısıtlılıklar, bedensel işlev kaybı ve bozulmuş beden imgesi, artmış bağımlılık ve ölüm korkusu, aile içinde rollerin değişmesi, iş işlevi ve ekonomik güvencede bozulma, boş vakit ve sosyal etkinliklere katılmada azalma yaşam kalitesini bozmaktadır. (Miller, 2001; Costello ve Haris, 2003; alıntılanan yer Terzi ve ark., 2009).

Cinsel işlev bozuklukları  Multipl Skleroz ile birlikte gelen önemli sağlık problemlerden biridir.

MS hastalarında cinsel işlev sorunları kadın ve erkekte cinsiyetten bağımsız olarak yaygın biçimde görülmektedir. Daha çok ilişkide tatminsizlik, cinsel ilgi ve istek de azalma, cinsel organ duyusunda ve orgazm kapasitesinde azalma ve sonuçta cinsel aktivitenin azalması olarak  karşımıza çıkmaktadır. Çiftler arasında cinsellik ve partnere ilişkin tatminsizlik yüksek oranda görülmektedir. (Schmidt, Hofmann, Niederwieser, Kapfhammer, ve Bonelli, 2005).

MS tanılı hastalarda cinsel işlev bozukluğunu kavramsal olarak primer, sekonder, tersiyer olmak üzere üç düzeyde açıklanmıştır. Primer cinsel işlev bozukluğu libido ve cinsel cevap gibi santral sinir sisteminin direkt bozukluğuyla ilişkilidir. Sekonder cinsel işlev bozukluğu yorgunluk, spastisite, intestinal ve mesane fonksiyonları, ağrı gibi genel bir koordinasyon bozukluğu ile ilişkilendirilmiştir. Cinsel doyum ve performansın psikososyal ve kültürel sorunlarla ilişkilendirildiği cinsel işlev bozukluğu da tersiyer olarak isimlendirilmiştir” (Foley & Sanders, 1997; alıntılanan yer Arpacı, Ünal, Gülpek, Çe, Türkoğlu Akbay, Gedizlioğlu, & Mete, 2011).

En sık görülen cinsel işlev bozukluğu semptomları kadınlarda azalmış libido ve cinsel ilgi ile orgazm kapasitesinde problemler; erkeklerde de erektil disfonksiyon ve azalmış cinsel ilgi olarak görülmektedir (Schmidt ve ark., 2005).  MS hastası kadınlarla yapılan bir çalışmada, cinsel işlev bozukluğunun, hastalıktan kaynaklanan engellilik, depresyon, ağrı seviyesi ve hastalığın süresi ile ilişkili olduğu bulunmuştur. Gümüş, Akpınar, ve Yılmaz’ın (2014)  

MS hastaları cinsel işlev konusunda konuşmaya çekinebilirler. Doktorlar da diğer fiziksel semptomların ön planda olması nedeniyle bu alanı sorgulamayı ihmal edebilirler.

MS hastalığında cinsel işlev bozuklukları zaman zaman göz ardı edilmekte, doktorlar tarafından sorgulanmamakta veya toplumsal tabular sebebiyle sorgulanmadıkça hastalar tarafından da belirtilmemektedir (Arpacı ve ark., 2011). Cinsel işlev bozukluğu yaygın olmasına rağmen günümüzde bu konular kişiler tarafından; partneri, ailesi ve doktoru ile konuşulmasının çeşitli ülkelerde rahatsızlık yarattığı dikkati çekmektedir (Wylie, 2007).  Cinsellik hakkında konuşamamanın altında utanç, cinsel problemi olduğunu kabul edememe, dil ve ifade ile ilgili sıkıntılar, düşük özgüven ve gülünç görünme kaygısı gibi sebepler olabilmektedir (Bronner, Elran, Golomb, Korczyn, 2010). Bunun sonucunda da cinsel işlev bozukluğu var olması durumunda teşhisi ve tedavisi zorlaşmaktadır.

Cinsel problemler yaşayan MS hastalarının yaklaşık %27 - %68’i bu alanda doktoruyla konuşabilmek ve problemlerinin üstesinden gelmek istemektedir. Fakat hastaların çoğu (%94) cinsellik konusunda hiç konuşmamakta; sadece %7 kadarı doktoruyla cinsel konuları tartışabilmektedir (Bronner ve ark., 2010).

Cinsellik, çift ilişkisinde önemli bir yer tutmaktadır. Bu alanda tatmin yaşanmadığında arka planda dargınlık, gerginlik gibi kalmaya devam edebilir; ilişki memnuniyetini ve hayat kalitesini olumsuz yönde etkileyebilir.

Cinselliğin hayat kalitesi ve partner ilişkileri üzerinde önemli etkisi vardır. Özellikle MS hastalığının erken erişkin dönemde (20-40 yaşlarda) sık görülen bir hastalık olduğu göz önüne alınırsa, MS hastalarının eş bulma, ilişki yürütebilme, aile kurma ve düzenli cinsel aktivite sürdürme konusunda zorluk yaşaması ve cinsel işlev bozukluğunun  da hastanın hayat kalitesi üzerinde olumsuz etkisi olması beklenebilir (Schmidt ve ark.,2005; Bronner ve ark., 2010). Bunun yanı sıra cinsel işlev bozuklukları aile planlaması ve doğurganlığı engelleyici bir faktör olabilir (Bronner ve ark., 2010).

Yapılan bir araştırmada, cinsel işlev bozukluklarının, engellilik düzeyi ve demografik faktörlere kıyasla “sağlıkla ilişkili yaşam kalitesi”nin mental alanında daha büyük hasar verici etkisi olduğu görülmüştür. Aynı zamanda fiziksel alanda da daha az fakat anlamlı bir zarar gösterdiği bulunmuştur (Schairer, Foley, Zemon, Tyry, Campagnolo, Marrie, Gromisch, ve Schairer, 2014).

Bu olumsuzluklara rağmen, McCabe’in (2002) araştırması pozitif başa çıkma stratejilerinin cinsel adaptasyon sağlanmasında rol oynadığını göstermektedir. Araştırma, olumlu yönlere odaklanma, partnerle yakın ilişki içinde olma, ayrı ve birbirinden kopuk şekilde başa çıkmaya çalışmamanın da cinsel memnuniyeti artırdığını göstermiştir (McCabe, 2002).

Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, hastaların bu konudan bahsedebilmesi önemlidir. Doktorlar da cinsel işlev durumunu sorgulamalı ve hastaları bu konuda açık ve rahat olmaya teşvik etmelidirler.

Etkili tedavi stratejisinin belirlenmesinde cinsel işlev bozukluğunun sebebi ve doğasına dair doğru teşhis konması önemlidir. Tedavi, medikal (farmakolojik/cerrahi), eğitici, danışmanlık verici, bilişsel davranışçı terapi ve günlük prosedürler ve cinsel aktivitelerin birleşiminden oluşmalıdır (Calabro, De Luca, Conti-Nibali, Reitano, Leo, ve Bramanti, 2014). Doğru teşhisin konulabilmesi için de doktor ile hasta arasında açık ve direk bir ilişki kurulmalıdır. Bunun için, MS üzerine eğitim almış nörologlar, psikiyatristler ve bu alanda çalışan psikoterapistler ve sağlık çalışanları hastalara cinsel işlevsellikleri ve işlev bozukluklarıyla ilgili soru sorabilmeli ve bu şekilde işlev bozukluklarının derecesini ve hayat kalitesine etkisini saptayarak en iyi tedavi yöntemini oluşturabilmelidirler (Calabro ve ark., 2014).

Referanslar:

Arpacı, E., Ünal, E. H., Gülpek, D., Çe, P., Türkoğlu Akbay, S., Gedizlioğlu, M., & Mete, L. (2011). Sexual dysfunction in multiple sclerosis patients. Journal of Neurological Sciences (Turkish), 28, 71-78.

Bronner, G., Elran, E., Golomb, J., & Korczyn, A. D. (2010). Female sexuality in multiple sclerosis: the multidimensional nature of the problem and the intervention. Acta Neurologica Scandinavica, 121, 289-301.

Calabro, R. S., De Luca, R., Conti-Nibali, V., Reitano, S., Leo, A., & Bramanti, P. (2014). Sexual dysfunction in mae patients with multiple sclerosis: a need for counselling! International Journal of Neuroscience, 124, 547-557.

Gumus, H., Akpinar, Z., & Yilmaz, H. (2014). Effects of multiple sclerosis on female sexuality: a controlled study. Journal of Sexual Medicine, 11, 481-486.

McCabe, M. P. (2002). Relationship functioning and sexuality among people with multiple sclerosis. The Journal of Sex Research, 39, 302-309.

Schairer, L. C., Foley, F. W., Zemon, V., Tyry, T., Campagnolo, D., Marrie, R. A., Gromisch, E. S., & Schairer D. (2014). The impact of sexual dysfunction on health-related quality of life in people with multiple sclerosis. Multiple Sclerosis Journal, 20, 610-616.

Schmidt, E. Z., Hofmann, P., Niederwieser, G., Kapfhammer, H. –P., & Bonelli, R. M. (2005). Sexuality in multiple sclerosis. Journal of Neural Transmission, 112, 1201-1211.

Terzi, M., Kocamanoğlu, B., Güz, H., Onar, M., & Şahin, A. R. (2009). Multipl skleroz hastalarında cinsel fonksiyon bozukluğu. Deneysel ve Klinik Tıp Dergisi, 26, 81-85.

Yard. Doç. Dr. Rukiye HAYRAN
Işık Üniversitesi

Anasayfa Geri Dön
MS Etkinlikleri

Dernek Etkinliklerimiz

Yaklaşan herhangi bir etkinlik bulunamadı

Önceki Etkinlikler