Derneğimiz

Derneğimiz

İzmir Multipl Skleroz Derneği, -İMSD- 1988 yılında Multipl Skleroz'lu hasta ve yakınları, gönüllüler, konuya ilgi duyan doktor, psikolog, hemşire, sosyal hizmet uzmanları, hukukçular ve diğer ilgili kişilerce kurulmuştur

Yazının devamı
Anasayfa Geri Dön

D Vitamini ve Multipl Skleroz

D vitamini nedir? Niçin gereklidir? Hangi hastalıklar ile ilişkilidir?

D vitamini kollesterolden sentezlenen, steroid yapısında bir vitamindir. Hormon gibi etki gösterdiği de bilinir. Yağda eriyebilme özelliği sayesinde vücut yağlarında 2 ay süre ile depolanabilir, hemen eksiklik ortaya çıkmaz. D vitamini bir "anahtara" benzetilirse, pek çok hücrede bu anahtarın açabileceği bir kilit bulunur. Kalp kas hücreleri, bağışıklık sistemi hücreleri, damar yapımında görev alan hücreler bu kilitlerin olduğu hücrelere örnek olarak verilebilir. D vitamini bu nedenle kalp hastalıkları, kanser ve bağışıklık sistemi hastalıkları (MS gibi) ile yakın ilişkilidir. İki yüzden fazla sayıdaki genin, hücre çalışmasında çok önemli olan genlerin, çalışmasını da düzenlemektedir.

Kemik - iskelet sistemi üzerine D vitaminini etkisi en çok bilinen ve en önemli etkidir. Kalsiyumun bağırsaklardan emilmesinde ve kemiklerde kalsiyumun depolanma sürecinde rol alır. Kemik kırıklarının oluşmasını engeller.

Gözleme dayalı çalışmalar sonucunda kanser görülmesi ile D vitamini serum seviyesi arasında zıt bir ilişki olduğu bulunmuştur. Yani D vitamini seviyesi kanda azaldıkça kansere yakalanma oranı artmaktadır. Benzer gözleme dayalı çalışmalar kalp damar hastalıklarına ve şeker hastalığına yakalanma sıklığı arasında da ilişki olduğunu göstermiştir. Kan D vitamini seviyesi düşük olanlara göre normal olanlarda bu hastalıklar daha az sıklıkla gözlenir. D vitamini diş eti hastalıklarına, solunum yolu hastalıklarına, gribal enfeksiyonlara yakalanmaya karşı koruyucudur. Akciğerin sağlamlığını da arttırır.

D vitamini kan seviyesi ne kadardır? D vitamini ihtiyacımızı nasıl elde ederiz? Hangi yiyecekler D vitamini açısından zengindir?

D vitaminini kan seviyesi 25 hidroksi vitamin D formuna bakılarak bulunur. Kan seviyesi 10 - 100 ng/ml (25 - 250 nmol/L) arasındadır. Çalışmalar yetersizlik demek için gerekli olan alt sınırın 32 ng/ml, zararlı olan üst sınırın ise 50 ng/ml olduğunu işaret etmiştir.

Günlük kullanılan D vitamininin yüzde doksanı Güneş'ten gelen ultraviyole B ışınları ile deride üretilir. Haftada 2 kez 5 - 30 dakika arasında kol ve bacakların açık şekilde güneş görmesi ile pek çok kişide yeterli kan seviyesi sağlanmış olur. Yaz sonunda D vitaminin kanda ulaştığı seviye kış dönemi için doldurulan depoyu ifade eder ve bu miktarın yüksek olması önem taşır. Kalan yüzde on ise gıdalar yolu ile vücuda alınır. En çok balık, balık yağı, mantar ve güneş ışığındaki ultraviyole B'ye maruz kalan bitkilerde bulunur.

D vitaminin ile MS arasında nasıl bir ilişki vardır? D vitamini tedavisi hastalığı düzeltir mi?

Herhangi bir girişim yapmadan sadece gözleme dayalı çalışmalardan elde edilen bilgiler MS'in çevresel faktörlere bağlı bir hastalık olduğunu göstermiştir. Yüksek riskli bölgelerden düşük risk bölgesine göç ile hastalık riskinin azalması, kuzey ve güney yarı kürede kutuplara gittikçe hastalık sıklığının artması bu duruma destek olarak yorumlanmıştır. Kutuplara gittikçe güneş ışığının az olması da güneş - D vitamini ve MS arasında bir ilişki olabileceği fikrini bilim insanlarının aklına düşürmüştür. Gözleme dayalı çalışmalarda D vitamini seviyesi düşük olan kişilerde olmayanlara göre daha yüksek sıklıkta MS hastalığının görülmesi; MS'li olguların kan D vitamini seviyesine bakıldığında da MS olmayanlara göre daha düşük D vitamini değerlerinin saptanması; ve yine atak sırasında D vitamini seviyesinin atak olmadığı zamana göre daha düşük değerlerde bulunması gibi sonuçlar ile bu şüphe derinleşmiş ve bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Ancak bunların bulunması bir neden - sonuç ilişkisi olduğunu tam olarak göstermemektir. Her şeyin bir kalitesi olduğu gibi bilginin de bir kalitesi vardır. Gözleme dayalı çalışmalar yolu ile elde edilen bilginin değeri çok yüksek değildir. En kaliteli bilgi araştırılan grupların en başında beri rastgele olarak oluşturulduğu, birbirleri ile her açıdan eşit özelliklere sahip gruplardan elde edilir. Eşit grubun sadece birinde etken madde varken, diğer grupta yoktur ve bütün sorumluluk bu şekilde etkenin üzerine atılabilir. Bu çalışmalarda, grupta bulunanlarda, çalışmayı yapanlar da etkenin var olup olmadığını bilmezler. Bilginin kaliteli olması, bir taraf tutulmaması için bunlar mutlak gerekli olan durumlardır. Bilgi bu yöntemle elde edilir ve başkaları da aynı sonuca ulaşır ise yani bilgi tekrar edilebiliyor ise işte o zaman çok değer taşır. Kalite için çok ciddi emek ve masraf gereklidir.

D vitamini ile ilgili olarak yapılmış bağışıklık sistemini etkilediğini gösteren ve hatta MS hastalarındaki durumu daha iyi hale getirebilecek bağışıklık sistemi etkileri olduğu gösteren kaliteli bilgiler vardır. Ancak bunlar hayvan çalışmaları ve laboratuar çalışmalarıdır. Gerçek hayata dair, "MS hastalığı ve D vitamini ilişkilidir; MS hastalığı D vitamini vermek ile düzelir" sonucunu kaliteli bilgi üretme yolu ile ortaya koymuş bir çalışma yoktur. Bu soruları soran çalışmalar tasarlanmış ve yapılmaya başlamış olmakla birlikte henüz sonlanmamıştır. Kesin bir ifade kullanabilmek için devam eden bu çalışmaların sonuçlarını beklemek gereklidir.

Ben D vitamini kullanmak istiyorum, hangi dozda D vitamini almam gerekir? D vitamini almamın bir zararı olur mu?

Son zamanlarda ek tedavi olarak D vitamini alındığında bir yan etki ortaya çıkıp çıkmadığı, zararlı sonuçlara yol açıp açmadığı ile ilişkili çalışmalar yapılmış, 250 microg dozunda sağlıklı bir yetişkine verildiğinde kan kalsiyum düzeyinde bir yükselme yapmadan kan seviyesinin 220 nmol/L düzeylerine ulaştığı izlenmiştir. Kan kalsiyum seviyesi normal sınırların üzerine çıkar ise kemiklerde kalsiyum birikimini azaltır ve kemik erimesine yol açar. Fazla kalsiyum böbreklerde atılma sırasında hasara ve böbrek taşına, kalp kasında ise kası yıkıcı etkilere yol açarak hayatı tehdit eden durumlara neden olabilir. Etkileşmeler özellikle idrar söktürücü tedavi kullananlarda daha belirgin olur. Bu nedenle hekime danışmadan kullanmamak uygun olacaktır.


Prof. Dr. Nefati KIYILIOĞLU
Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji AD, Klinik Nörofizyoloji BD

Anasayfa Geri Dön
MS Etkinlikleri

Dernek Etkinliklerimiz

Yaklaşan herhangi bir etkinlik bulunamadı

Önceki Etkinlikler